Prof. Dr. Mustafa Şentop

alp

TBMM BAŞKANI ŞENTOP’UN KABULLERİ

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve beraberindeki kamu denetçileri heyeti ile Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı Burhan Üstün’ü ayrı ayrı kabul etti.

Şentop’un makamındaki kabuller, basına kapalı gerçekleştirildi.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP DSP GENEL BAŞKANI AKSAKAL’I KABUL ETTİ

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi ve Genel Sekreter Yardımcısı Ejder Onursal’ı kabul etti. Aksakal, “Ekonomi, Hukuk, Demokrasi ve İnsan Hakları Reformu” konusunda hazırladıkları raporu sundu.


TBMM BAŞKANI ŞENTOP DSP GENEL BAŞKANI AKSAKAL’I KABUL ETTİ

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi ve Genel Sekreter Yardımcısı Ejder Onursal’ı kabul etti. Aksakal, “Ekonomi, Hukuk, Demokrasi ve İnsan Hakları Reformu” konusunda hazırladıkları raporu sundu.
05 Ocak 2021 Salı

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, DSP Genel Başkanı Aksakal, Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi ile Genel Sekreter Yardımcısı Ejder Onursal’ı makamında kabul etti.

DSP Genel Başkanı Aksakal, basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede, Meclis Başkanı Şentop’a, ekonomi, hukuk, demokrasi ve insan hakları reformu konusunda düşünce ve çalışmalarının yer aldığı dosyayı sundu. Aksakal, söz konusu dosyaya ilişkin Şentop’a bilgi verdi.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, ARİF NİHAT ASYA’YI ANDI

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Türk şiirinin önemli temsilcilerinden olup kaleme aldığı “Bayrak” şiiri dolayısıyla “Bayrak Şairi” olarak anılan Arif Nihat Asya’yı, vefatının 46. yılında, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajla andı.

Şentop, mesajında, “Cumhuriyet devri modern şiirimizin öncülerinden, lisanımızın en güzel naatlarından birinin sahibi, büyük vatansever, Bayrak Şairi Arif Nihat Asya’yı vefat yıl dönümünde minnet ve rahmetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, KIRKLARELİ’NDE GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Kırklareli’nde Millet Bahçesi yapılacak alandaki gar binasının önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, sınıf arkadaşının ani kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, onun cenazesi nedeniyle Lüleburgaz’a geldiğini söyledi.

Kırklareli merkeze de uğrayıp özellikle Millet Bahçesi ile ilgili çalışmayı görmek istediğini belirten Şentop, “Valiliği ziyaret edip, hem de milletvekilimiz Selahattin Minsolmaz’ın kayınpederi vefat etti. Bir ay kadar önce de kayınvalidesi vefat etmişti. Ona da bir taziyede bulunalım diye geldik.” diye konuştu.

Bir gazetecinin İlker Başbuğ’un açıklamalarına ilişkin sorusuna Şentop, şu yanıtı verdi:

“Ben tamamını okudum. Artık Türkiye’de darbelerle ilgili değerlendirmeler yapılırken ‘şunlar şunlar da olmasaydı darbe olmazdı’ gibi, ‘hırsızın suçu var ama ev sahibinin de var’ anlamına gelecek yaklaşımlardan kaçınmak lazım. Herkes, hangi kesimden hangi siyasi görüşten olursa olsun, başta emekli askerler, emekli generaller olmak üzere herkesin kayıtsız, şartsız, mazeretsiz olarak doğrudan ve sadece darbecileri suçlayan bir yaklaşım içerisinde olmaları lazım. Bir kere prensip olarak bunu benimsememiz gerekiyor. Yani ‘Şu olsaydı, Menderes de şunu yapsaydı belki darbe olmazdı’ falan gibi yaklaşımlar biraz darbeciler için açık kapılar aralamaya yönelik sonuçlar ortaya çıkartıyor.”

Şentop, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir de işin doğruluk tarafı var, bu doğru değil bu beyanda. Ben o dönemi çok detaylı olarak okumuş birisi olarak söylüyorum. 27 Mayıs 1960’ta darbe yapanlar, 1954 seçimlerinden sonra Menderes’in ve Demokrat Parti’nin kazanması üzerine teşkilatlanmaya başlayan, Silahlı Kuvvetler içerisindeki bir çetedir. Diğer her şey bahanedir. 1954’ten itibaren darbe yapmak için kararlı olarak bir araya gelmiş bir çetedir. Seçim kararı olsa da olmasa da tahkikat komisyonu olsa da olmasa da bu darbe yapılacak, çünkü Türkiye’de seçimle bir daha iktidar olamayacağını anlayan bir kesim var. Siyasi, bürokratik, oligarşik yapı. Bunlar seçim dışında bir yöntemle iktidara gelmek istiyorlar. Meselenin özü budur.”

“Darbeyi şu engellerdi bu engellerdi” gibi yaklaşımların darbecilere karşı olan tavrı, ilkesel duruşu gevşeten tavırlar olduğuna işaret eden Şentop, “Ben başta Sayın Başbuğ olmak üzere herkesten darbe konusunda, bu tür değerlendirmeleri kesin olarak ve net bir şekilde darbecileri her zaman ve sadece darbecileri suçlayan bir yaklaşım içerisinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin bir daha, vatandaşlarımızın, milletimizin, böyle bir yaklaşıma veya harekete izin vermeyeceğini 15 Temmuz’da çok net bir şekilde, hayatı pahasına milletimiz göstermiştir.”

Şentop, CHP’li Fikri Sağlar hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan resen soruşturma başlatılmasıyla ilgili soruya, şu yanıtı verdi:

“90’lı yıllar baş örtüsüyle ilgili yaşanan önemli trajediler var, sorunlar var, yaklaşım problemleri var. Türkiye bunları aşmaya çalışıyor. Toplumsal hayatımızda bunları aştık, gerek üniversitelerde gerek diğer okullarımızda, gerek kamu hayatında gerekse toplumsal hayatta. Artık başı açık başı örtük ayrımı ve buna yönelik ayrımcı fikirler, yaklaşımlar ortadan kalktı. Ben çok arkaik, zamanı geçmiş bir düşünce olarak değerlendiriyorum. Ama bir taraftan da, sayıları çok az olsa da hala şükür ki sayıları çok az. Bazı kesimlerin Türkiye’de bütün vatandaşlarımızın kılığına kıyafetine bakılmaksızın başı örtülü başı açık, toplumun bütün faaliyetlerinde alanlarında yer almasından bir rahatsızlık duydukları kanaatindeyim. Bunu tabi herkes kınadı, kınıyor. Artık böyle bir ayrımcı yaklaşımın, sadece ahlaken, siyaseten değil, aynı zamanda hukuken de yanlış olduğunun suç olduğunun ortaya konulması gerektiğini düşünüyorum.”

Şentop, ardından Kırklareli Valiliğini ziyaret ederek Vali Osman Bilgin’den kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Kayınpederi vefat eden AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz’ı da çalışma ofisinde ziyaret eden Şentop, taziyelerini iletti.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP VEFAT EDEN OKUL ARKADAŞININ KIRKLARELİ’NDEKİ CENAZE TÖRENİNE KATILDI

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, geçirdiği rahatsızlık sonucu yaşamını yitiren okul arkadaşının, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde düzenlenen cenaze törenine katılarak, aileye başsağlığı diledi.

Şentop, kalp krizi nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden okul arkadaşı 56 yaşındaki Cafer Tayyar Demir’in Kurtuluş Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine katılarak, babası Hayrettin Demir ve yakınlarına taziyelerini iletti.

Ardından Şentop’un da tabutuna omuz verdiği Demir’in cenazesi, namazın ardından ilçe mezarlığında toprağa verildi.

Şentop, daha sonra Demir’in mezarı başında dua etti.

Şentop, sosyal medya hesabından “Tekirdağ İmam Hatip Lisesinden değerli arkadaşım, güzel insan Hafız Cafer Tayyar Demir’in ani vefatını büyük üzüntü ile öğrendim. Kendisine Cenabıhak’tan rahmet, ailesine, dost ve arkadaşlarına, sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.” paylaşımında bulunmuştu

TBMM BAŞKANI ŞENTOP’TAN SÖZCÜ GAZETESİNE AYASOFYA TEPKİSİ

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Sözcü gazetesinin, “2020’de hatırlanmak istenmeyen, felaket ve gözyaşı” olarak nitelendirilen olayların arasına Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin açılmasını da eklemesine tepki gösterdi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ayasofya’nın açılışını ‘2020’nin felaketleri’ ve ‘hatırlamak istemediğimiz’ olayları arasında sayan bir zihniyet, hangi topraklara ait olabilir?” ifadesini kullandı.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP’UN YENİ YIL MESAJI…

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, 2021 yılının başlaması sebebiyle bir mesaj yayımladı.

TBMM Başkanlığı İletişim Koordinatörlüğü tarafından yayımlanan Meclis Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un, yeni yıl mesajı şöyle:

“Sürekli akıp giden zamanın ve tarihin içinde bir yılı daha geride bıraktık.

2020 yılı, koronavirüsü sebebiyle hepimizin için meşakkatli bir yıl oldu. Dünyanın bir ucunda ortaya çıkan virüsün, birkaç ayda tüm dünyayı etkisi altına almasına hep birlikte şahitlik ettik. Koronavirüsü, bir taraftan devletlerin sağlık sistemlerinin, diğer taraftan insanî değerlerin test edildiği bir turnusol kâğıdı işlevi gördü. İnsanlar ve toplumlar arası ilişkilerin seyri bu süreçte tamamen değişerek yoğun kısıtlamalar ve tedbirlerin gölgesinde başka bir dönem başladı. Ülkeler virüsle mücadelede ortak hareket etmenin, insanlar da başka insanların selametini düşünmenin erdemini kavramak zorunda kaldı. Devletimiz ve aziz milletimiz bu zorlu imtihandan hem sağlık sistemi olarak hem de sahip olduğu yüce insanî değerlere sadakati bakımından alnının akıyla çıkmayı başardı. Mücadelemiz henüz bitmese de güzel ve sağlıklı günler için gayret göstermeye devam ediyoruz. Bu süreçte, salgın sebebiyle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet; hasta olanlara acil şifalar diliyorum.

Hep birlikte “Geceye yenilmeyen her insana ödül olarak; bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.” diyerek 2020 yılında yaşadığımız zorlukların 2021 yılında geçeceğini ümit ediyoruz. Sizi ve sevdiklerinizi içten duygularla selamlarken, yeni yılda iyilik ve ihsan beklentilerimizin gerçekleşmesini temenni ediyorum. Allah’tan hepimizi görüp görmediğimiz musibet ve kötülüklerden korumasını ve bizi iyiliklerle karşılaştırmasını diliyorum. Hayatlarımızın ve zamanımızın şifa, bereket ve güzelliklerle ziyadeleşmesi niyazıyla, bütün vatandaşlarımızın yeni yılını tebrik ediyorum.”

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, ANADOLU AJANSI’NIN “YILIN FOTOĞRAFLARI” OYLAMASINA KATILDI

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Anadolu Ajansının (AA) “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katılarak, “haber”, “spor” ve “yaşam” kategorilerindeki 3 fotoğraf için oy kullandı.

TBMM Başkanı Şentop, AA foto muhabirlerinin yurt içi ve dışında çektiği, 2020’ye damga vuran olayları yansıtan fotoğrafları inceleyerek, “haber”, “spor” ve “yaşam” kategorilerindeki 3 fotoğraf için oy kullandı.

“Haber” kategorisindeki oyunu, İstanbul’un simgelerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin 86 yıl aradan sonra ibadete açılması sonrası namaz kılınmaya başlandığı gün çekilen, “Ayasofya’da 86 yıl sonra ibadet” başlıklı fotoğrafa veren Şentop, diğer kategorilerdeki fotoğrafları da tek tek inceledi.

“Spor” kategorisinde UEFA Avrupa Ligi’nde play-off turunda, Galatasaray’ın, İskoçya’nın Rangers takımıyla karşı karşıya geldiği karşılaşmada, Galatasaraylı Omar Elabdellaoui’nin hava topuna müdahale ettiği anı yansıtan “Galatasaray Avrupa sahnesinde” başlıklı fotoğrafı seçen Şentop, “yaşam” kategorisinde ise Suudi Arabistan’ın, Kovid-19’la mücadele kapsamında 20 Mart’tan itibaren Mekke’deki Harem-i Şerif’e (Mescid-i Haram) her türlü ziyareti durdurması sonrasında çekilen “Kabe’de koronavirüs sessizliği” başlıklı fotoğrafı tercih etti.

“Anadolu Ajansının, Türkiye’nin ilk ve her zaman en güçlü haber kurumu” olduğunu söyleyen Şentop, özellikle son zamanlarda Anadolu Ajansının birçok olayla ilgili gerek haber düzeyinde gerekse yorum ve değerlendirme düzeyindeki çalışmalarını yakından takip ettiğini belirtti.

Dünyada artık belli ajansların etkin olduğu, bütün haber kanallarını yönlendirdiğini dönemlerin eskide kaldığını vurgulayan Şentop, “Anadolu Ajansının farklı dillerde yaptığı çalışmalar, haberler, yorumlar da bence bütün dünyaya da hitap eder hale geldi.” dedi.

Şentop, 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansının 100. yılının, bu açıdan yeni bir dönemin belki başlangıcı olması temennisini ifade etti.

Anadolu Ajansının, Milli Mücadele yıllarında Türk milletinin haklı davasını dünyaya duyurmak için kurulduğunu hatırlatan Şentop, şunları kaydetti:

“Meclis’te 23 Nisan 1920’den itibaren gerçekten çok heyecanlı ama entelektüel, ilgileri yüksek bir kadro olduğunu konuşmalardan takip edebiliyoruz. Milletvekillerinin ABD’de, İngiltere’de yayınlanan bir gazetedeki haberden kısa süre içinde haberdar olduklarını, onlara cevap verdiklerini, onlardan hareketle bazı dikkat çekmelerde bulunduklarını görüyoruz. Dünyayla bu kadar içli dışlı ve haklı davalarını bütün dünyaya ilan etme bakımından çok kararlı bir kadronun seslerini duyurabilecek böyle bir mecraya ihtiyaçları vardı. Anadolu Ajansı o dönemde böyle bir görevi üstlendi. Anadolu Ajansı aslında İstiklal Mücadelemizin bir parçası. Bugün de aynı misyonu daha güçlü, daha fazla imkana sahip olarak sürdürüyor.”

MİLLİ ŞAİR MEHMET AKİF ERSOY’UN TORUNUNDAN TBMM BAŞKANI ŞENTOP’A TEŞEKKÜR TELEFONU

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Ersoy Argon, 2021’in “İstiklal Marşı Yılı” ilan edilmesi dolayısıyla TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’a teşekkürlerini iletti.

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Argon, Meclis Başkanı Şentop’u telefonla arayarak, devletin Mehmet Akif Ersoy’a olan bağını güçlendiren sevgi ve ilgisinden dolayı memnuniyetini dile getirdi.

Argon, Mehmet Akif Ersoy’un ailesi olarak başından beri ilgi ve takdirleriyle destek aldıkları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Şentop ile siyasi partilerin genel başkanlarına ve milletvekillerine teşekkür etti.

Şentop ise Argon’un kendisini aramasından memnuniyet duyduğunu ifade ederek kararın, Gazi Meclis’ten tam bir ittifakla çıkmasının, Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı’nın Türkiye için nasıl bir anlam ifade ettiğinin kanıtı olduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Şentop, görüşmede ayrıca “İstiklal Marşı’nın her daim istisnasız olarak ortak değer olacağını” vurguladı.

MECLİS BAŞKANI ŞENTOP, “TBMM VE ANITKABİR TABLOLARI SERGİSİ”NİN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ

Meclis Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, TBMM’nin açılışının 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ve Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümü münasebetiyle “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Anıtkabir Tabloları Sergisi”nin açılışını yaptı.

Meclis Başkanı Şentop, TBMM Ana Binası’nda bulunan Şeref Holü’ndeki serginin açılışında yaptığı konuşmada, bu yıl Meclis’in açılışının ve İstiklal Marşı’nın kabulünün 100. yılı olduğunu anımsattı.

İstiklal Marşı’nın kabulünün TBMM’nin istiklal mücadelesini kazandığının tescili anlamına geldiğine dikkati çeken Şentop, İstiklal Marşı’nın milletin ortak değeri ve Anayasa’nın temel paradigması olduğunu söyledi.

Şentop, dün TBMM Genel Kurulunda kabul edilen bir önergeyle 2021 yılının İstiklal Marşı Yılı olarak ilan edildiğini anımsattı.

Meclis’in bir asırlık tarihi serüvenini anlamak ve anlatmak için bu yıl içinde birçok etkinlik planladıklarını belirten Şentop, ancak salgın nedeniyle bunlardan bir kısmını gerçekleştiremediklerini dile getirdi.

Meclis’in açılışının 100. yılı kapsamında yapılan etkinlikleri anlatan Şentop şöyle konuştu:

“Tedbirler alarak gerçekleştirdiğimiz etkinlerin her birinde Gazi Meclisimizin asırlık tarihine şahitlik ettik, kıymetini bir kez daha idrak ettik. Yaz döneminde, tiyatro sanatçılarımızın da katkılarıyla Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis Başkanı sıfatıyla katıldığı ilk Ankara dışı toplantı olan Pozantı Kongresi’ni bir asır önceki heyecanla andık ve bu kongrenin İstiklal Savaşımız bakımından stratejik önemini tekrar hatırlama imkanı bulduk. Bilim adamlarımız, tarihçilerimiz, sanatçılarımız ve 7’den 70’e halkımızın iştirakiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunu, evlerimizden 83 milyon hep birlikte, aynı anda, İstiklal Marşı’mızı okuyarak yekvücut yaşadık. Yurt dışından bilim insanlarının da katılımlarıyla ‘Milli Egemenlik ve Temsil’ konulu uluslararası bir sempozyumu TBMM çatısı altında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesiyle birlikte gerçekleştirdik.”

Şentop, 100. yıla özel “Gazi Meclis 100 Yaşında”, “TBMM Birinci Dönem Milletvekilleri” ve “Dolmabahçe’den Etnoğrafya’ya” isimli kitap çalışmalarını yayınladıklarını, başka çalışmaları da yayınlamaya devam edeceklerini vurguladı.

Gelecek nesillere rehber olması bakımından birçok eser, çalışma ve faaliyetleri milletin hizmetine sunduklarını anlatan Şentop, “Bugün ise Mustafa Kemal Paşa’nın, TBMM’nin açılışını gerçekleştirmek üzere Ankara’ya gelişinin 101. yıl dönümü olan 27 Aralık münasebetiyle sanatın insan ruhundaki ve dimağındaki sarsıcı etkisini yaşatarak taçlandırmak istedik. Milli Mücadele’yi ve bu mücadelenin kahramanlarını resmeden seçki tablolardan teşekkül eden bu sergiyi hazırladık.” ifadesini kullandı.

Sergide, TBMM koleksiyonuna ait 14 eser, Anıtkabir Müzesi koleksiyonuna ait ise 18 eser bulunduğunu aktaran Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bazen tek bir tablo binlerce kelimenin izahta kifayetsiz kaldığını anlatmaya kafidir. TBMM çatısı altında açılan bu sergiyi gezerken Milli Mücadele’nin neredeyse her safhasına şahitlik edebilecek o günkü duyguyu, heyecanı ve coşkuyu hissedebileceksiniz diye ümit ediyorum. Şahsen bu sergideki tablolardan çok etkilendiğimi ifade etmek istiyorum. TBMM’nin ilk Meclis olarak açıldığı günü resmeden tablonun önünde sanki o günü ve heyecanı yaşamak mümkün.

Sakarya Meydan Muharebesi’ni, Büyük Taarruz’u resmeden tabloların karşısında aziz milletimizin ‘ya istiklal ya ölüm’ diyen sarsılmaz çelikten iradesini, ruhumuzun derinliklerinde hissetmek mümkün. Kurtuluş Savaşı’na cephede, cephe gerisinde katılan kadınlarımızın cefakar hallerini görünce, bu aziz milleti kimsenin esir edemeyeceğine inancımız bir kat daha artıyor. Her bir tablo bir asırlık tarihi serüvenin çok önemli bir anını anlatıyor, bizi yakalıyor, o günlere, o duyguya, o ana götürüyor. Bu tablolar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda ‘kana kan, dişe diş’ yaşadığımız ölüm kalım mücadelesinin sanatkarlarımız eliyle dile gelmiş halidir.”

Anıtkabir’in, aynı zamanda İstiklal Savaşı’nın en büyük ve önemli müzesi olduğuna işaret eden Şentop, her yıl milyonlarca kişinin Anıtkabir’i ziyaret ettiğini anımsattı.

Şentop, “Devletimizin yeniden kuruluşuna ve milli uyanışımıza tanıklık etme imkanı sunan müzede İstiklal Savaşı süreci ve sonrası, ressamlarımızın gözünden tablolara yansıtılmıştır. Bu serginin, yaşanmış destansı kahramanlıkları, her şart altında aziz milletimizin var olma, ayakta kalma iradesini, onun mücadele ruhunu, çocuklarımıza, gençlerimize ve tüm topluma aktarmamıza vesile olmasını temenni ediyorum. Eğer bugün vatanımızın her karışında ay yıldızlı al bayrağımız şan ve şerefle dalgalanıyorsa işte bu tablolardaki feragat ve fedakarlık sahneleri sayesindedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ressam İbrahim Çallı arasında geçen bir olayı anlatan Şentop, şunları söyledi:

“İbrahim Çallı, vatan ve millet kavramlarını özümseyen ve bunu görsel bir dille en iyi şekilde anlatan en ünlü ressamlarımızdan birisidir. Kendisinin 1923’te yaptığı ‘Zeybekler’ adlı bir tablosu vardır. Gazi, sanatçının açmış olduğu sergiyi gezerken gördüğü ‘Zeybekler’ isimli tablosunu dikkatle değerlendirir. Kurtuluş Savaşı yıllarında yiyecek bulabilmenin çok zor olduğunu oysa tablodaki atın besili göründüğünü söyler. Savaşa katılan herkesin bunu çok iyi bildiğini, askerler dahil hayvanların da bir deri bir kemik kaldığını ifade eder. ‘Atları ve savaşçılarımızı kuvvetli göstererek, Sakarya’nın değerini küçültmüş oluruz’ der. Çallı, bu eleştiriyi haklı bularak tabloyu tekrar ele alır ve bazı düzeltmelerde bulunur. Sanatın ve sanatçının gelecek nesilleri etkileyecek eserlerinde ne denli hassasiyet göstermesi gerektiğini belirten bir önek olması bakımından bu olay önemlidir.”

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin ise sanat ve sanatsal etkinliklerin bir toplumun geleceğinin inşasında ve geçmişin gelecek kuşaklara aktarılmasında çok önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Tekin, TBMM ve Anıtkabir bünyesinde yapılan bu etkinliğin TBMM’nin açılışının 100. yıl dönümüne yakışır bir etkinlik olduğunu söyledi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinin de katkı sunduğu sergide, bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Konuşmaların ardından Meclis Başkanı Şentop ve beraberindeki heyet sergiyi gezdi. Serginin açılışına milletvekilleri ve TBMM İdari Teşkilatı yöneticileri ile çalışanları da katıldı.