Prof. Dr. Mustafa Şentop

Gün: 17 Aralık 2020

TBMM BAŞKANI ŞENTOP’TAN, KÜLTÜR VE SANAT YARIŞMASI’NDA ÖDÜL ALMAYA HAK KAZANAN ÖĞRENCİLERE TEBRİK

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonunca (UDEF) düzenlenen 4. Uluslararası Öğrenciler Kültür ve Sanat Yarışması Ödül Töreni’ne video mesaj gönderdi.

Uluslararası öğrencileri selamlayan Şentop, “Ailelerinizden ve memleketlerinizden uzakta gurbeti en derinden yaşayan kişiler olarak sizlere ülkemizde aile muhabbeti, ev sıcaklığı sağlayabilmek bizler için çok önemli.” dedi.

Uluslararası öğrencilerin, en büyük ve en üstün zenginlik olan ilim için yuvalarından ayrılarak Türkiye’yi mesken tuttuğunu söyleyen Şentop, “Sizler, bizlere farklı coğrafyalardan emanet edilen, kıymeti harbiyesini belirlemeye imkan bulunmayan nadide taşlar gibisiniz. Sizlerin değerine değer katmak, güzelliklerinizi işleme imkanı sunarak parıldamanıza vesile olmak bizlerin sorumluluğundadır. Kendi coğrafyamızın çocuklarının istikbali kadar sizlerin istikbalini ve ülkeleriniz ile Türkiye arasında kuracağınız farklı alanlardaki bağları çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

Uluslararası öğrencilerin, Türkiye ile geldikleri coğrafyalar arasında her bir alanda kadim ve köklü bağları sürdürecek, yeni bağları ise inşa edecek sorumluluğu yüklendiğini belirten Şentop, şöyle devam etti:

“Bu sorumluluk sizlerle birlikte bizlerin de omuzlarındadır. Bizler üzerimize düşeni yapmak için çaba sarf etmekteyiz. İnşallah her daim bu gayreti taşıyacağız. Sizlerin de Türkiye’de bulunduğunuz süre zarfında akademik gelişiminizin yanı sıra sosyal ve kültürel çalışmalardan olabildiğince istifadeniz geleceğinizde önemli bir yer tutacak. Kiminiz eğitim hayatının henüz başında kiminiz tamamlamak üzere kiminiz ise mezun olarak ülkesine geri dönmüş durumda. Umuyorum ki yeni başlayan kardeşlerimiz coğrafyamızın zenginliklerinden müstefit olur, mezun kardeşlerimiz kendi coğrafyalarına bu ilmi, sosyal ve kültürel zenginliği taşıyabilirler. Edindiğiniz arkadaşlık ve dostluğunuzu ömrünüz boyunca sürdürebilmenizi arzularız.

Öğrenciliğiniz boyunca misafirliğiniz ağır bassa da sizler artık bu ülkenin ayrılmaz birer parçasısınız. Ülkelerinize döndüğünüzde Türkiye’den artık ev sahibi olarak bahsedeceksiniz. Bizler sizlerin bu kabullenişinden büyük memnuniyet duyacağız. Dilerim ki siz öğrencilerimiz ülkemizde bulunduğunuz süre boyunca edindiğiniz her alandaki çeşitli birikimi faydaya dönüştürebilir ve bu faydayı kendi değerleriniz ile birleştirip bulunduğunuz coğrafyalara katkı sunmaya devam edebilirsiniz.”

Şentop, uluslararası öğrenciliğin her geçen gün yaygınlaştığını, çeşitli imkanlarla öğrenci hareketliliğinin de arttığını dile getirerek, “Türkiye, uluslararası öğrenci hareketliliğini ve şartların iyileştirilmesini dikkatle takip ediyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde de bu minval üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz.” mesajını verdi.

İlim için gurbete çıkan, uzak diyarlardan gelerek misafir edilen öğrencilerin, Türkiye’yi daha iyi tanımaları ve kendi ülkelerinden taşıdıkları güzellikleri aktarabilmeleri adına gösterilen çabanın takdire şayan olduğunu ifade eden Şentop, bu kapsamda 203 farklı ülkeden yaklaşık 200 bin öğrenciye ev sahipliği yapan UDEF’in yöneticilerine ve mensubu olan 68 uluslararası öğrenci derneğine emekleri için teşekkürlerini iletti.

Öğrencilerin akademik gelişimlerini önemsemenin yanı sıra kültür, sanat, spor, sağlık alanlarında da destek bahşeden, öğrencilerin eğitim hayatlarında karşılaşabilecekleri sorunlara çözüm üreten UDEF’i takdir ettiğini söyleyen Şentop, 4. Uluslararası Öğrenciler Kültür ve Sanat Yarışması’nda ödül almaya hak kazanan öğrencileri tebrik ederek, kariyerlerinde başarı diledi.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP MEVLANA’NIN 747. VUSLAT YIL DÖNÜMÜ ANMA TÖRENLERİNDE

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Hazreti Mevlana’nın 747. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’nde konuştu.

Çin’den tüm dünyaya yayılan ve bütün insanlığı etkileyen küresel salgın sürecinden geçildiğini anımsatan Şentop, böyle bir zamanda ve atmosferde, Hazreti Mevlana’nın bu dünyadan ayrıldığı günü yad etmenin bir iftihar ve mutluluk vesilesi olduğunu vurguladı. Şentop, Konya’nın bu sıra dışı yeryüzü köşesinin “kalpgahı” konumunda bir şehir olduğuna işaret ederek Mevlana’nın da bu şehrin, coğrafyanın ve dünyanın gönül erlerinden biri olduğunu belirtti.

Şentop, Mevlana’nın sultanları etkileyen bir sultan olduğunu belirterek “Bir sufi ama bu dünyaya veda ettiği günde yalnızca Müslümanların değil Hıristiyanların ve başka inanç mensuplarının da feryat ettiği bir sufi. Onu bazı uzman araştırmacılar, ‘insanlık tarihinin en büyük mistik şairi’ olarak kabul ediyor. Kanaatimce Mevlana, şairliğin ötesinde bir hüviyete sahip. Şiir onun elinde, düşüncelerini ve ilkelerini iletmek için bir edebi form. Onun bütün sözlerinin temelinde ilahi sevgi, insanın hakikat arayışı ve sevgili Efendimize bağlılık, İslam’ın esenlik ülkesinde bir var ve teslim olma bilinci var.” diye konuştu.

Şentop, dünyadaki 130 Mevlevi tekkesinin estetik, nezaket, letafet ve adabı muaşeretin dolaşım ve merkez üsleri olarak değerli bir mektep ve medrese işlevi gördüğünü anlattı. Yaşadığı çağı aşarak yüzyıllar sonrasında da sözleriyle dijitalleşmiş kalplere bile dokunan, modern karanlıklar içinde ışıldayan Mevlana’nın anlam çiçeklerinin doğu ve batının ruh dünyasında açmaya devam ettiğine işaret eden Şentop, şöyle konuştu:

“Çağımızda, insan takatini aşan bilgi yığılmasının, başka deyişle enkaz ya da çöpünün altında kalan ve sayısal bir veri haline getirilmek istenen insanın, zihin ve kalp yolculuğu için, Hazreti Mevlana’nın bir ‘içsel navigasyon’ işlevinden söz edebileceğimizi düşünüyorum. Son yıllarda bütün hakikatin tepetaklak edilmeye çalışıldığı bazı bölgesel ve küresel yanlışlara şahit oluyoruz. Bu yanlışların bir kısmı, terörle kurulan destekleyici ilişkiler zemininde. Bir kısmı güçsüz, yoksul insanlara ve topluluklara zulüm şeklinde. Bir kısmı ise barış ve esenlik dini olan İslam’ı, onun aziz Peygamberini ve Müslümanları şeytanlaştırmak isteyen sefil yaklaşım ve eylemler şeklinde gerçekleşiyor.”

Şentop, geçmişte bütün bir uygarlığı talan eden, yakıp yıkan Moğolların bugün de değişik ve çağdaş modellerinin, Doğu’da ve Batı’da tarih sahnesine çıkmaya çalıştığını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Bırakınız onlar sınırlarımızın hemen ötesindeki terör gruplarını açıktan desteklemeye devam etsinler. Bırakınız onlar arabulucu kisvesi altında bir işgali 30 yıl ayakta tutmaya çalışsınlar. Bırakınız onlar Akdeniz’deki eli kanlı askeri işbirlikçilerinin toplu katliamlarını desteklesinler. Bırakınız onlar kendi halkını katletmekten çekinmeyen diktatörlere sırayla kırmızı halılar serip silah satmaya devam etsinler. Bırakınız onlar bombalarla, savaş uçaklarıyla, kitlesel cinayetlerle güçsüz bölgelere demokrasi götürdüklerini söyleyedursunlar. Bırakınız onlar, yalnızca daha fazla sömürü uğruna daha fazla yıkım yapmayı tercih etsinler. Bırakınız onlar müttefiklik iddialarını sürekli ve açıktan sabote etsinler, bırakınız onlar yurdundan sökülmüş milyonlarca mülteciyi evinden uzakta alayla, şiddetle, acımasızlıkla karşılayıp sığındıkları teknelerde ölümün karanlık sularına terk etsinler. Bırakınız onlar bu dünyayı her anlamda biraz daha yaşanmaz hale getirmek için talan etmekten çekinmesinler. Biz işimize bakalım sevgili dostlar.”

Şentop, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başladığı andan itibaren Türkiye’nin, bütün dünya devletleri ve halkları için fedakar, merhamet dolu bir tutum sergilediğini aktardı. Hazreti Mevlana’nın “Merhamette güneş gibi ol” sözlerini hatırlatan Şentop, şunları söyledi:

“Kimseye kabalık etmek istemem ama o süreçte bazı devletlerin başka devletlere ait sağlık ürünlerine el koymaları, bazı devletlerin birbiriyle çatışmaya girmeleri ve bazı devletlerin çaresizlik içinde yardım bekleyip aynı siyasal blokta yer almalarına rağmen uğradığı haksızlıklarla ilgili sitemleri hatırımızdadır. Bu toprakların kurucu bilgeleri, Balkanlardaki varlığımızı ve buradaki ruhu mayalayan Horasan erleri, Alperenler, Yesevi’den Yunus’a, Hacı Bayram ve Hacı Bektaş Veli’den Mevlana Celaleddin’e bize değerli bir miras bıraktılar. O miras şudur, ‘İnsanlık için düşünmeyi de hesaba katan iyi insan olma sorumluluğu.’ Bu sorumluluk ruhuyla hala STK’lerimiz ve devletimiz güçsüzlere, muhtaçlara, felakete uğrayanlara, darda kalmışlara merhamet ve iyilik elini uzatmaya devam ediyor ve inşallah kıyamete kadar da devam edecek.”

Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu üyeleri sema ayini icra etti.

Kovid-19 tedbirleri kapsamında sınırlı davetlinin yanı sıra 11 ülkeden 35 gazetecinin izlediği programa, Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay katıldı.