Bu sistem eninde sonunda değişecek

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda başkanlık sistemi önerilerini tartışmaya açacaklarını söyledi. Fransa’yı yarı başkanlık sistemine geçiren Charles de Gaulle örneğini veren Şentop, tarihi şartların eninde sonunda ülkeleri anayasa ve sistem değişikliğine zorladığını belirtti.

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, bu hafta toplanması beklenen Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda başkanlık sistemi tekliflerini tartışmaya açacaklarını söyledi. CHP ve MHP'nin de “başkanlık sistemine karşı olmakla beraber tartışmaya açık olduklarını” ifade ettiklerini anlatan Şentop, Türkiye'nin sistem değişikliği ve sivil anayasa ihtiyacını tarihten örneklerle anlattı.

YÜZYILLAR ÖNCE BAŞKANLIĞI TARİF ETTİ

Şentop, yüzyıllar önce devlet idaresi üzerine düşünenlerin ülke yönetiminde tartışma ve ihtilafların olmaması için karar alıp uygulamada tek kişinin söz sahibi olması gerektiğini Montesquieu örneğiyle verdi. Montesquieu'nin kuvvetler ayrılığından bahsederken, “Yasama organı kalabalık olmalı. Sayı ne kadar çok olursa o kadar iyi olur. Çünkü karar alınırken herkes katkı sunabilir. Ama yürütme, mümkünse tek kişilik olmalı. Sadece karar almayacak, karar alıp uygulayacak. Tartışma, ihtilaf olmaması için bir tek kişinin karar alıp uygulaması lazım” dediğini anlatan Şentop, “Montesque, daha 1740'larda bunu söylemiş. Başkanlık sisteminin özü aslında bu kitapta var. Yürütme birden fazla olunca, sıkıntı işte burada ortaya çıkıyor. Türkiye'nin de sorunu bu” dedi. 

DE GAULLE ÖRNEĞİ

“Bu dönem olmasa bile Türkiye sivil bir anayasaya en kısa zamanda kavuşacak” diyen Şentop, tarihi şartların eninde sonunda ülkeleri anayasa ve sistem değişikliğine sürüklediğini vurguladı. Fransa'yı yarı başkanlık sistemine geçiren Charles de Gaulle örneğini veren Şentop, şunları kaydetti:

“Fransa'da 1958'de anayasayı hazırlamak üzere olağanüstü bir tablo ortaya çıktı. Aslında 1946'da Fransa'da bir anayasa yapılmıştı. Yürütmenin güçlü olmasını savunan de Gaulle saf dışı bırakılıp parlamenter sistem öngören bir anayasa yapıldı. Bu anayasa daha sonra tekrar değiştirilmesine karşın çözüm olmadı. Fransa'da 1946 ile 1958 arası, 12 yıl içerisinde 23 hükümet kuruldu. Ülke yönetilemez hale gelince yeni bir anayasa hazırlama görevi de Gaulle'e verildi. De Gaulle de bir heyet kurarak yarı başkanlık sistenini içeren anayasa metni hazırlayıp halkoyuna sundu ve o anayasa 1962'de büyük bir oy oranı ile kabul edildi” dedi.

TARİHİ ŞARTLAR MECBUR BIRAKIR

De Gaulle misalinin iyi tahlil edilmesi gerektiğini vurgulayan Şentop, “Ne olursa olsun bazen tarihi şartlar bir ülkeyi bir noktada anayasa yapma mecburiyetiyle karşı karşıya bırakır. Bizim de dediğimiz o. Yapılabiliyorsa şimdi yapılmalı, yapılsın. Yapılmazsa da millet artık parlamentoda anayasayı yapacak, tek başına yapacak bir parlamento çoğunluğunu oluşturur” diye konuştu. 

Vesayeti kaldırdık

Türkiye'de milletin anayasa talebinin hala karşılanmamış olmakla beraber darbecilerin anayasanın üzerine oturttuğu vesayetçi sistemin hakimiyetinin AK Parti'nin cesur siyasetiyle devre dışı kaldığını vurgulayan Şentop, şöyle konuştu: “Anayasalar sadece yazılı metinler değildir. Anayasaların üzerine oturduğu bir siyasi paradigma da var. Bir anlamda bir kasayı açan iki anahtar gibi anayasayla beraber o anayasanın üzerine oturmuş olduğu bir siyasi paradigma. Mevcut anayasamız esasen darbecilerin yaptığı ve o vesayetçi sistemi işletmek üzere hazırlanmış metindir. 2002'ye kadar bu iki anahtar da mevcuttu. Anayasa üzerinde vesayetçi sistem işliyordu. Fakat 2002'den itibaren AK Parti'nin siyaseti etkin kılmasıyla inisiyatif alması, daha sonra da bazı hukuki düzenlemelerle anayasanın üzerinde oturduğu siyasi paradigma anahtarı alındı. Anayasanın üzerine oturduğu siyasi paradigma bugün devre dışıdır. Bu bakımdan da anayasanın eskiden olduğu gibi sorun oluşturan bir yönü kalmadı. Buna karşın Türkiye'nin bugünün şartlarına uygun yeni bir anayasa ihtiyacı var.

Bugün Gazetesi

Twitter Takip Et


Copyright © 2012 - Tüm Hakları Saklıdır.